Türkiye’de İletişim ve Medyanın Ekonomi Politiği (1727-2025)
0.0
(0 )
$47.06
Bu çalışmayla Türkiye’de iletişim ve medyanın ekonomi politiğine tarihsel bir perspektif sunmayı amaçladık. Son yıllardaki hızlı teknolojik gelişmeler, toplumsal düzenin değişeceğine ilişkin umutları güçlendirmiş görünüyor. Şüphesiz teknoloji, toplumsal dönüşümü hızlandırır; ancak son kertede teknoloji, üretim ilişkilerinin düzeyine göre biçimlenir. Bu nedenle, günümüzde en gözde yeniliklerden biri olan yapay zekânın dönüştürücü gücü de abartılmamalıdır. Yapay zekâ, şüphesiz önemli toplumsal değişimlere yol açacaktır; ancak bu değişimler, her zaman mevcut ekonomik düzenin sınırları içinde gerçekleşecektir. Daha önceki teknolojik yeniliklerin bazı mesleklerin ortadan kalkmasını hızlandırdığı gibi, yapay zekâ da mesleki dönüşümleri derinleştirecektir. Örneğin yarı iletkenlerin kullanılmasıyla otomatik santrallerin yaygınlaşması, elektro-mekanik telefon santrali dönemindeki santral memurelerinin gerekliliğini ortadan kaldırmıştır. Benzer biçimde, yapay zekâ ve robot teknolojileri de birçok meslek için ciddi tehdit oluşturmaktadır. Ancak bu tehditlerin gerçekleşmesi, ekonomi politik düzenin çıkarlarıyla uyumlu olduğu sürece mümkündür. Robotlar yeterince ucuzlamadıkça, üretimin önemli bir kısmı düşük ücretli işgücüyle yapılmaya devam edecektir. Dolayısıyla sorun, teknolojik değil; temelde ekonomi politiktir.