Bahar ve Kış'ın Mücadelesi - Bir Uludağ Efsanesi

Bahar ve Kış'ın Mücadelesi - Bir Uludağ Efsanesi

Mustafa Kirenci

0.0 (0 )
9786256394230
Büyüyen Ay Yayınları
2023
Ciltsiz
176
176.0 gr
13.5 x 21
2. Hamur

$45.19

Sermet Muhtar İstanbul Kitaplığı 2 - İstanbul Söyleşileri Eski Defterdekiler (1932)
Sermet Muhtar Alus, Eren Yavuz, Mustafa Kirenci · Büyüyen Ay Yayınları
Sermet Muhtar İstanbul Kitaplığı 1 - İstanbul Sözlüğü
Sermet Muhtar Alus, Eren Yavuz, Mustafa Kirenci · Büyüyen Ay Yayınları
Sermet Muhtar İstanbul Kitaplığı 3 - Masal Olanlar
Sermet Muhtar Alus, Eren Yavuz, Mustafa Kirenci · Büyüyen Ay Yayınları
Sabah Yıldızı - Sezai Karakoç ve Diriliş’e Dair
Mustafa Kirenci · Büyüyen Ay Yayınları
Tahirü’l-Mevlevi İbret-amiz Bir Eser: Kıssalar Hisseler
Mustafa Kirenci · Büyüyen Ay Yayınları

“Ben fakir-i hakir, çaresiz, dertli ve günahkâr olarak bilinen; Lâmiî diye meşhur, Ali oğlu Osman oğlu Mahmud’um. Bir gün Mahruse-i Bursa’da bazı vefalı sadık dostlar ve temiz kalpli kardeşlerle kendi uzlet hanemde oturuyorduk. “Akıllı kimseler konuştuğu zaman kalpler aydınlanır” sözü anlamınca vakit be vakit himmetler, iyilikler ve ihsanlar bahşeden zikir hali içinde; vakit be vakit de “Kuşkusuz bilginin lezzeti, cennetleri ve o cennette yaşayanların hayatı gibidir.” sözünün anlamınca ilim ve hikmet nakliyle her vesileyle sevk-i kelâm olunuyordu.

Bir münasebetle söz Bursa’nın cennet gibi yaylaklarına, dağlarına, kaynaklarına, nehirlerine, çayırlarına, Hızır sıfatlı yeşilliklerine, mesirelerine, nâr-ı Musa gibi aydınlık çiçeklerine; canları besleyen havasına, hafif ve tatlı rüzgârlarına; safa verici huzurlu meltemlerine intikal etti. Söz söylemeyi bilen, beyanlarının her biri güzel, sevimli ve latif ehl-i irfan, Uludağ'ı ve onun bulunduğu mülkün menzillerinin vasıflarını anlatıyor;  Ali gibi tesirli, güzel ve yerinde söz söyleyen üstadların her biri Düldül’üne süvari olup söz meydanına giriyordu…

Niyaz ve uzlet erbabına miraç, safa ve vahdet ashabına hidayet yolu olan bu yerin tan vakti tecelli nuruyla seher gibi kalbe teselli verdiğini dostlar anlattıktan sonra:  “Böyle olduğu halde, yazık ki adı hâlâ Keşiş Dağı'dır. Bu ad yanlış ve ayıptır.” diye hayıflandılar…

Ben de “Evet” diye cevap verdim. “Bütün söyledikleriniz doğrudur. Fakat Keşiş kelimesi belki de “papaz” manasına olan “keşiş” değildir de Farisîde "keşiden" masdarından ismi masdardır. "Çekişmek" manasınadır. Çekiş Dağı niçin olmasın? Zira, bu göklere baş veren Uludağ; havalar kaynağı, deryalar nefeslerinin uğrağıdır. Bazen lâtif bir havada, bahar eserleri heyecanla görünür; bazen kükrer taşar... Mevsim be mevsim çekişir, dururlar... Dünya daima inkilâp üstündedir. Bazen saadet, bazen uğursuzluk tecelli eder.

Bahar Sultan ile Kış Şehriyarı’nın didişip çekişmeleri daimî olduğu için bu dağa "Keşiş Dağı" demişlerdir… Benim bu tefsir ve buluşuma arkadaşlarım pek memnun oldular. Ve bunu uzun uzun yazıp tasvir eylememi rica ettiler.” 

(0)

0.0

0
.

8. Sınıf Paragraf Soru Bankası
Ceren Seyhan · Motivasyon Yayınları
Otronas
Tolga Akalın · Siyah Kitap
Gönülçelen
Orenda · Lapis Kitap
Mevsimler Gelir Geçer
Murat Duman · Alakarga Sanat Yayınları
Kaigen'in Kılıcı
M. L. Wang · Beta Byou