⚡ Amerika ve Avrupa'ya $100 üzeri ÜCRETSİZ KARGO!
📚 +350.000 Kitap Çeşitlilği! Hemen Keşfet
ILK10 koduyla ilk siparişinize özel 10% indirim yakalayın.
Wishlist -
⚡ Amerika ve Avrupa'ya $100 üzeri ÜCRETSİZ KARGO!
📚 +350.000 Kitap Çeşitlilği! Hemen Keşfet
ILK10 koduyla ilk siparişinize özel 10% indirim yakalayın.
⚡ Amerika ve Avrupa'ya $100 üzeri ÜCRETSİZ KARGO!
📚 +350.000 Kitap Çeşitlilği! Hemen Keşfet
ILK10 koduyla ilk siparişinize özel 10% indirim!

Lale Devri mi?

ISBN
9786255848536
YEAR
2025
BINDING
Ciltli
PAGES
448
WEIGHT
948
DIMENSION
18,0 x 24,0
PAPER
1. Hamur

$25.45

Money Back Guarantee

Get the items you ordered or your money back.

Fast Delivery Option

We use the fastest delivery services in the world.

Author's Other Books

About the Book

Ahmed Refik’in Lale Devri kitabı, modern Osmanlı tarihçiliğinde birçok kitap, makale ve polemiğin kapısını açmıştı. Kâh Osmanlı Devleti’nde batılılaşmanın başlangıcı, kâh zevk ve sefaya düşen III. Ahmed ve damadı İbrahim Paşa’nın hatalı ve hedonist tasarruflarının anlatısı hâline gelen “lale devri” gerçekten yaşanmış mıydı? Birçok revizyonist çalışmanın da konusunu teşkil eden bu dönem, Osmanlı tarih yazımının en köklü klişelerinden biridir. Erken batılılaşma ve sefahat arasında gidip gelen bu dönemin tanımı değil, bizatihi varlığı tarihsel bir mesele olarak ele alınmalıdır. 1718-1730 döneminin kültürel, siyasi, sosyal veçhelerini ele alan makalelerden müteşekkil bu derleme, Ahmed Refik ve onu takip eden tarihçilerin “edebî bir dönem icadı” yaptıklarını göstermeyi ve lale’nin gölgesinde kalan bir devri yeni araştırmalarla yeniden tanımlamayı ve anlamlandırmayı hedefliyor.Selim Karahasanoğlu giriş yazısında “lale devri” adlandırmasını problematize ediyor ve doktora tezinden bugüne döneme yönelik çalışmaların evrimini değerlendiriyor. Tülay Artan, dönemin entelektüel çevrelerini, kitap koleksiyonlarını ve zihniyet dünyasının resmini, “lale devri” anlatısının merkezî simalarından Paris sefiri Mehmed Çelebi’nin fikir dünyasıyla ele alırken, Mehmet Yılmaz Akbulut, bu yılları askerî ve diplomatik açıdan bir “zevk ve sefahat çağı” değil, Avrupa’daki güç dengelerine duyarlı diplomatik bir dönemeç olarak yeniden konumlandırıyor. Tuğba Kara’nın devrin sembolü haline gelmiş bostanlar üzerine birincil kaynaklarla yapılan çalışması; Şaduman Tuncer’in padişahın mesire ve kasırlar arasındaki hareketlilik alışkanlıklarını inceleyen makalesi ise, dönemin saraydaki gündelik hayatını abartılardan arındırarak somutlaştırıyor. Ahlaki bir çöküş ya da yarım kalmış bir batılılaşma perspektifinin yetersizliklerini vurgulayan bu makaleler Ahmed Refik’in kitabın yayımlanmasından sonra kaleme aldığı yazıları ilk kez kapsamlı biçimde gün yüzüne çıkarıyor. Kendi yarattığı anlatıyı birkaç yıl sonra nasıl yumuşattığı, hatta yer yer geri aldığı; Fatma Aliye ile girdiği polemikler; İbrahim Paşa’yı savunma teşebbüsleri bu metinlerde “lale devrinin” ilk revizyonu olarak sunuluyor. Öte yandan Türk okuruyla ilk kez buluşacak bir diğer çalışma, Wilhelm Heinz’ın 1967 tarihli makalesi, dönemin kültür dünyasını, popülerleşmiş anlatının ötesine taşıyor.

Değerlendirmeler

Henüz değerlendirme yapılmadı.

“Lale Devri mi?” için yorum yapan ilk kişi siz olun

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lale Devri mi?

$25.45

Author's Other Books

About the Book

Değerlendirmeler

Henüz değerlendirme yapılmadı.

“Lale Devri mi?” için yorum yapan ilk kişi siz olun

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir