⚡ Free international shipping on orders over $50!
📚 New arrivals just added! Check out latest books
✨ Use code WELCOME10 for 10% off your first order.
⚡ Free international shipping on orders over $50!
Wishlist -
⚡ Free international shipping on orders over $50!
📚 New arrivals just added! Check out latest books
✨ Use code WELCOME10 for 10% off your first order.
⚡ Free international shipping on orders over $50!
⚡ Free international shipping on orders over $50!
📚 New arrivals just added! Check out latest books
✨ Use code WELCOME10 for 10% off your first order.
⚡ Free international shipping on orders over $50!
bfe649ddeab548c7ad9326a9c195eda8_front-1.jpg
Demir Kafes
|
ISBN
9786053143048
YEAR
2018
BINDING
Ciltsiz
PAGES
171
WEIGHT
200 gr
DIMENSION
13 x 20 cm
PAPER
2. Hamur
Categories:

8.51

Add to My Reading List
Add to My Reading List

Money Back Guarantee

Get the items you ordered or your money back.

Fast Delivery Option

We use the fastest delivery services in the world.

Author's Other Books
About the Book

Description

Marx ve Weber, içinde yaşadığımız dünyayı anlamak için vazgeçilmez öneme sahip iki düşünür. Bu dünya ki, 19. yüzyıldan farklı biçimlerde olsa da hâlâ kapitalist olmayı sürdürmekte. Kuşkusuz, bu iki yazarın sunduğu kuramsal araçlar bazı günümüz gerçekliklerini -örneğin ekolojik krizi- anlamamızda her zaman yeterli olmuyor; ama bu kesinlikle daha az önem arz ettikleri anlamına gelmez. Zira kendini bireylere amansız bir alınyazısı gibi dayatan gayri şahsi güçlerin -piyasa, finans, borçlanma, krizler, işsizlik- bütüncül iktidarına her zamankinden daha çok, Marx’ın ya da Weber’in döneminde olduğundan çok daha fazla boyun eğer durumdayız. Hiçbir dönemde, modern sınai kapitalist uygarlığın çelikten kuralları, halklar üzerinde bu denli baskıcı ve zorlayıcı bir güç uygulamamıştı. Yeni kuşak yazarlardan Aurélien Berlan’ın yazdığı gibi, tüm veçheleriyle dış mihraklarca yönetilen bir dünyanın boyunduruğunda kısılıp kalmışlık hissi her alanda daha da güçlenmekte.

Fritz Lang’ın “Metropolis”inin ilan ediyor göründüğü gibi, gelecek zamanların köleliğine mahkûm muyuz? Bu bir Verhangnis, yani önüne geçilemez, hiçbir şekilde kaçmanın mümkün olmadığı kör bir talih midir? Marx’ın kanaati asla bu yönde değildi; ne Weberci Marksistlerin ne de Adorno ve Horkheimer’ın tüm radikal karamsarlığına rağmen. Acaba Weber’in kanaati bu muydu diye sorabiliriz kendimize. Kaldı ki eserinin bazı bölümleri bunu doğrular nitelikte: Onda bazen Nietzscheci “kahramansı bir boyun eğişi” buluyoruz. Ama bazen, eserinin bazı bölümlerinde, bilhassa Protestan Ahlakı’nın son paragrafları, bize tam tersine, ütopyaya, Ernst Bloch’un Wunschlandtschaften olarak adlandırdığı “arzu manzaraları”na açık bir pencere bırakmış görünüyor. Bunu, Antonio Gramsci’nin sözünü ettiği, aklın karamsarlığı ile istencin iyimserliği arasında kurulan vazgeçilmez ortaklık olarak görebiliriz: işte elinizdeki kitap da, atkı ve çözgülerinin bu ortaklığında dokunmuştur.

M. Löwy

Reviews

There are no reviews yet.

Be the first to review “Demir Kafes”

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Related Books
bfe649ddeab548c7ad9326a9c195eda8_front-1.jpg
Demir Kafes
|
Categories:
ISBN
9786053143048
YEAR
2018
BINDING
Ciltsiz
PAGES
171
WEIGHT
200 gr
DIMENSION
13 x 20 cm
PAPER
2. Hamur

8.51

Author's Other Books
About the Book

Description

Marx ve Weber, içinde yaşadığımız dünyayı anlamak için vazgeçilmez öneme sahip iki düşünür. Bu dünya ki, 19. yüzyıldan farklı biçimlerde olsa da hâlâ kapitalist olmayı sürdürmekte. Kuşkusuz, bu iki yazarın sunduğu kuramsal araçlar bazı günümüz gerçekliklerini -örneğin ekolojik krizi- anlamamızda her zaman yeterli olmuyor; ama bu kesinlikle daha az önem arz ettikleri anlamına gelmez. Zira kendini bireylere amansız bir alınyazısı gibi dayatan gayri şahsi güçlerin -piyasa, finans, borçlanma, krizler, işsizlik- bütüncül iktidarına her zamankinden daha çok, Marx’ın ya da Weber’in döneminde olduğundan çok daha fazla boyun eğer durumdayız. Hiçbir dönemde, modern sınai kapitalist uygarlığın çelikten kuralları, halklar üzerinde bu denli baskıcı ve zorlayıcı bir güç uygulamamıştı. Yeni kuşak yazarlardan Aurélien Berlan’ın yazdığı gibi, tüm veçheleriyle dış mihraklarca yönetilen bir dünyanın boyunduruğunda kısılıp kalmışlık hissi her alanda daha da güçlenmekte.

Fritz Lang’ın “Metropolis”inin ilan ediyor göründüğü gibi, gelecek zamanların köleliğine mahkûm muyuz? Bu bir Verhangnis, yani önüne geçilemez, hiçbir şekilde kaçmanın mümkün olmadığı kör bir talih midir? Marx’ın kanaati asla bu yönde değildi; ne Weberci Marksistlerin ne de Adorno ve Horkheimer’ın tüm radikal karamsarlığına rağmen. Acaba Weber’in kanaati bu muydu diye sorabiliriz kendimize. Kaldı ki eserinin bazı bölümleri bunu doğrular nitelikte: Onda bazen Nietzscheci “kahramansı bir boyun eğişi” buluyoruz. Ama bazen, eserinin bazı bölümlerinde, bilhassa Protestan Ahlakı’nın son paragrafları, bize tam tersine, ütopyaya, Ernst Bloch’un Wunschlandtschaften olarak adlandırdığı “arzu manzaraları”na açık bir pencere bırakmış görünüyor. Bunu, Antonio Gramsci’nin sözünü ettiği, aklın karamsarlığı ile istencin iyimserliği arasında kurulan vazgeçilmez ortaklık olarak görebiliriz: işte elinizdeki kitap da, atkı ve çözgülerinin bu ortaklığında dokunmuştur.

M. Löwy

Reviews

There are no reviews yet.

Be the first to review “Demir Kafes”

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Related Books